1. Anasayfa
  2. Vitaminler ve Mineraller
  3. A-C-E Vitaminlerinin Koruyuculuğu Kanıtlanamadı

A-C-E Vitaminlerinin Koruyuculuğu Kanıtlanamadı

Bu yazı 19 Aralık 2008, Cuma tarihinde yayınlandı ve 1140 defa okundu

A-C-E Vitaminlerinin Koruyuculuğu Kanıtlanamadı

Toplumda yaygın olarak kullanılmasına rağmen antioksidan vitaminlerin (vitamin A, C ve E) diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları ve kansere karşı koruyuculuğu kanıtlanamadı. ABD’de 83.639 tıp doktorunun katıldığı çalışmada, düzenli olarak yukarıdaki vitaminleri alanlar ile almayanlar arasında belirtilen hastalıklardan korunma açısından bir fark bulunamadı. Bir başka çalışma yüksek düzey C veya E vitamini tüketiminin tüm nedenlerden ölüm oranını hafifçe yükselttiğini de ortaya koydu. Yüksek düzeyde tüketilen A vitamininin, C ve E vitaminine göre beyin kanaması ve felç riskini artırdığı ve kalp damar hastalıklarına neden olduğu da rapor edilen bilgiler arasında (1).

Bu vitaminlerin yaşlanmayı yavaşlattığı ve yaşlılıktaki beyin fonksiyonlarını koruduğuna dair genel inanış da ispatlanamadı. 55 yaş üstü kalp-damar veya şeker hastalığı olan hastalara 4.5 yıl boyunca verilen 400 IU E vitamininin bir gelişmeye neden olmadığı ve bu hastalarda özellikle böbrekleri hiçbir şekilde korumadığı da gösterildi.

Vücutta artan oksidan madde üretiminin bu hastalıklarla ilişkisi uzun zamandır bilinmesine rağmen, vitaminlerin faydalarının ispatlanamaması iki noktaya işaret ediyor; birincisi hastalıkların oluş mekanizmaları tahmin edilenden çok daha karmaşık, ikincisi, antioksidanlar sadece oksijen kaynaklı radikalleri süpürüyor ancak daha tehlikeli olan nitrojen (azot) bazlı radikalleri süpürmekte yetersiz kalıyor. Bu nedenle fayda sağlamak yerine ya etkisiz kalıyor ya da zarar veriyor.

Doğal besinlerle alınan vitaminler, diğer yararlı ve koruyucu maddelerle (nitrojen bazlı radikaller, oluşan DNA hasarını tamir eden moleküller vb) birlikte alındıkları için daha bütüncül bir koruma sağlıyor. Bilimsel çalışmalar hem oksijen hem nitrojen bazlı radikallere karşı korunmanın ve yaşlanmanın etkilerin azaltmanın en iyi yollarından bir tanesinin, düzenli ve kaliteli uyku uyuyarak (karanlık ortamda, erişkinler için 5-6 saat), vücudun en güçlü koruyucu antioksidan salgısı olan melatonin olduğuna işaret ediyor (2).

1.Kamel NS, Gammack J, Cepeda O, Flaherty JH 2006 Antioxidants and hormones as antiaging therapies: high hopes, disappointing results. Cleve Clin J Med 73:1049-1056, 1058

2.Tan DX, Manchester LC, Terron MP, Flores LJ, Reiter RJ 2007 One molecule, many derivatives: a never-ending interaction of melatonin with reactive oxygen and nitrogen species? J Pineal Res 42:28-42

Rapor; Department of Cellular and Structural Biology, University of Texas Health Science Center, San Antonio, TX, USA.

SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ

Bu içerik için henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmalısınız.

GÜNCEL SAĞLIK HABERLERİ

Sizce hangisi en güçlü doğal antibiyotiktir? Katılım: 719