1. Anasayfa
  2. Bitkiler, Fitoterapi
  3. Çay hakkında her şey

Çay hakkında her şey

Bu yazı 15 Haziran 2016, Çarşamba tarihinde yayınlandı ve 625 defa okundu

Çay hakkında her şey

Çay hepimizin vazgeçilmezi, yegâne dost. İşte, evde ya da dışarda çaysız anlarımız o kadar az ki. Çay sevdası başkadır bizlerde. Her öğünün ardından yudum yudum içilir.. Ağzımızdan çıkana yansır o sıcacık ve muhabbetin tadı olur çay. Öyle bir vazgeçilmezlik ki o, tasavvufta talebe. Hastaya şifa. Üşüyene soba. Çay dosttur vesselam…

Camellia sinensis (L.) bitkisi Theaceae (çaygiller) familyasındandır. Çin, Japonya, Kuzey Hindistan, Endonezya gibi doğu ve Uzakdoğu ülkelerinde yetişen ve uygun iklim koşullarına sahip diğer ülkelerde de kültürü yapılan, binlerce yıldan beri tanınan bir bitkidir. Bu bitkinin önemi yapraklarının dünyada sudan sonra en çok tüketilen içeceğin hazırlanmasında kullanılmasından dolayıdır.


Çayın içecek olarak tüketilmeye başlaması Çin’de 5 bin yıl öncesine dayanmaktadır. Bir efsaneye göre büyük Çin imparatoru Shen Nong’un hizmetlilerinden biri bahçede su kaynatırken bir yaprak suyun içine düşer. Yaydığı koku imparatoru etkiler ve meraklı kişiliğiyle tanınan imparator tadını da denemek ister. Böylece çay insanoğlunun vazgeçilmez dostu olur.


Çay bitkisi olarak bilinen Camellia sinensis uzun yıllardır Çinliler tarafından bilinen ve kültürü yapılan bir bitkidir. Eski zamanlardan bu yana çay, Çin’de pek çok değişik hastalığa karşı kullanılmıştır. Çayın ilaç olarak kullanımından içecek olarak kullanımına geçilmesi M.Ö.1124-222 yılları arasına denk düşmektedir ve M.Ö. 221-206 arasındaki dönemde çayın popülaritesi gün geçtikçe artmış ve tıbbi çay, tonik çaya dönüşmüştür. Bu iki çayın arasındaki fark ise şöyle tanımlanı: “Tıbbi çay hastalığa şifa olarak kullanılır, tonik çay ise hastalıklara karşı korunma amaçlı kullanılır”. Çin Tıbbının genel felsefesi ise yine hastalık öncesi korunmadır. M.Ö. 206-M.S. 220 yılları arasında çay içimi hızlı bir şekilde yayılmaya başlamış ve Materia Medica’da çayın tıbbi etkileri, bitkisel zehirlere karşı antidot olarak, baştaki şişlik ve apselere karşı ve uyku önleyici olarak bildirilmiştir. Dönemin ünlü cerrahlarından Hua Tuo, tezinde çayın etkilerini “acı çay içmek, insanı daha iyi düşündürür hale getirir” diyerek özetlemiştir.


M.S. 220-280’li dönemde ise insanlar, çok fazla alkol tüketimine bağlı olan sıkıntılarını gidermek için çay içmeye başlamışlardır. Çay, alkol ve etkilerine karşı kullanılan popüler bir ilaç haline gelmiştir.
Çay bitkisinin kültür, hasat ve üretim koşulları ile ilgili gelişmeler M.S. 618-906 yılları arasına rastlamaktadır. Bu dönemde yeşil çay ilk defa elde edilmiş ve çay artık Çin’in ulusal içeceği olarak değer görmeye başlamıştır. M.S. 960-1279 yıllarında da çay popülaritesi artmaya devam etmiş ve çay evleri açılmaya başlamıştır. Siyah çay üretimi ise ilk defa M.S. 1368-1644 yıllarında yapılmış ve ihraç edilmeye başlanmıştır. 


Çin’de M.S. 618-1911 yılları arasında, çayın anlatıldığı kitaplarda, çayın etkilerine şu şekilde yer verilmiştir; “uyku giderici, sakinleştirici, baş ağrısına karşı, susuzluğu giderici, ateş düşürücü, sindirime yardımcı, zindelik verici, göğüs hastalıklarına karşı pektoral, diüretik, dişleri güçlendirici”.
Çayın Türkiye’de yetiştirilmesi ile ilgili ilk girişim Tanzimat Devrinde, 1888 yılında yapılmıştır. Çay tarımıyla ilgili ilk girişim ise 1917 yılında olmuştur. 
Çayın hazırlanmasında en önemli işlem fermantasyondur. Fermantasyonun derecesi çayın tipini ve kalitesini etkiler. Buna göre ticarette üç tip üründen söz edilir:
1. Fermente olmamış çay (Yeşil Çay)
2. Yarı fermente olmuş çay (Oolong Çay)
3. Tam fermente olmuş çay (Siah Çay)*
*Yamamato ve ark., 1997


YEŞİL ÇAY ÜZERİNDE YAPILAN KİMYASAL ÇALIŞMALAR
Yeşil çayın antioksidan, antienflamatuvar, antimutajenik, antiterosklerotik, antiviral, antibakteriyal etkileri bilinmektedir. Zayıflamada da sıklıkla kullanılan yeşil çay yağ yakımına yardımcı olduğu gibi vücuda zindelik de verir. Yeşil çayın etken maddeleri aşağıdaki gibidir:
• Polifenoller: Flavanonlar, flavononlar, antosiyaninler, flavonlar,fenolik asitler.
• Metilsantinler: Kafein, teobramin.
• Amino asitler: %6 oranında amino asit bulunur. Bu yüzdeliğin çoğunluğunu teanin oluşturmaktadır. Teaninin dışında glutamik asit, aspartik asit, arjinin bulunur.
• Vitamin ve Mineraller: C vitamini (150-300mg), 100 g yeşil çayda 1-2 mg B vitamini,24-80mg E vitamini tespit edilmiştir. Mineral olarak da potasyum, iyot, selenyum, nikel, arsenik, manganez ve flor bulunur. Bunlardan flor, yüksek orandadır.
Yeşil çay aromasında bulunanlar ise linolil, terpinil ve neil gibi maddelerdir.

Bu içerik için henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmalısınız.