1. Anasayfa
  2. Göz Sağlığı
  3. Görme Kaybına Adayız Haberimiz Yok!

Görme Kaybına Adayız Haberimiz Yok!

Bu yazı 05 Nisan 2016, Salı tarihinde yayınlandı ve 515 defa okundu

Görme Kaybına Adayız Haberimiz Yok!

Dünyada 2020 yılında 80 milyon kişide glokom hastalığının görülmesi ve yine 2020 yılında 11.1 milyon kişinin glokomdan dolayı her iki gözde tamamen görme kaybına uğraması bekleniyor.

Türkiye’de yaklaşık 1.5 milyon glokom hastası bulunuyor. Ancak Türkiye’de 700 bin kişi görme engelli adayı olarak, hastalığının farkında olmadan yaşıyor.

Göz tansiyonunu giderek artıyor

Tüm dünyada en sık kalıcı görme kaybına neden olan ve halk arasında Göz Tansiyonu ya da Karasu olarak da bilinen Glokom, kırk yaşın üzerindeki her 40 kişiden 1’inde görülebiliyor ve hastalığın ortaya çıktığı 10 kişiden 1’inde total körlüğe neden olabiliyor.

6 - 12 Mart Dünya Glokom Haftası olarak kabul ediliyor. Kalıcı görme kaybına sebep olan glokom hastalığının önemine dikkat çekmeyi ve belirti vermeden ortaya çıkan, görme kaybına neden olan hastalıktan korunabilmek için yapılması gerekenleri vurgulamayı amaçlayan Türk Oftalmoloji Derneği Glokom Birim Başkanı İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Belgin İzgi ve Türk Oftalmoloji Derneği Glokom Birimi Yönetim Kurulu Üyesi İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevbahar Tamçelik hayatı karartan hastalıkla ilgili bilgiler verdi.

Ailede varsa 8  kat daha riskli

Glokomun herkeste ve her yaşta görülebildiğinin altını çizen Prof. Dr. Nevbahar Tamçelik; “40 yaşın üzerinde olanlar, ailesinde Glokom bulunan kişiler, şeker hastalığı, hipertansiyonu, hipotansiyonu, yüksek derecede miyopisi ve damar hastalığı bulunanlar ve uzun süreli kortizon kullananlar glokomun daha sık görüldüğü grupta yer alırlar. Özellikle, glokom hastalığının ailesel geçişi önemli ve ailesinde göz tansiyonu bulunan kişileri bu hastalığın görülmesi açısından normale göre 8 kata kadar daha fazla risk altındadır” uyarısında bulundu.

Sinsi şekilde ilerliyor

Glokom’un en önemli özelliği sinsi seyirli olması ve genellikle hiçbir belirti vermeden yavaş yavaş çevreden merkeze doğru görme kaybı yaratabilmesidir. Bazı hastalarda baş ağrısı, çevrede bazı bölgeleri görememe ve göz önünde renkli ışık haleleri görme gibi bazı belirtilerin erken dönemde fark edilebilmesine karşın çoğu hastada belirgin görme kaybı yaratıncaya kadar hastalığın varlığı anlaşılamıyor. Bugün dünyadaki en ileri ülkelerde bile Glokom hastalarının yarısından çoğu hastalığından habersiz olarak yaşamakta, geri kalmış ülkelerde bu oranın yüzde 90’a kadar çıkabileceği düşünülmektedir.

Kontrol Şart

Bugün için önerilen, herkesin 40 yaşına kadar en az 3 yılda bir, 40 yaşından sonra ise en az 2 yılda bir Glokom yönünden kontrolden geçmesidir. Ailesinde göz tansiyonu bulunan ve bu nedenle hastalığın daha sık görüldüğü grupta olan kişiler ile şeker hastalığı, hipertansiyonu, hipotansiyonu, yüksek miyopisi ve damar hastalığı bulunanların ise yılda bir kez düzenli olarak kontrolden geçmesi önerilir.

Bebeklere Dikkat

Sinsice ilerleyen ve yenidoğan bebekleri de tehdit eden glokomdaki tehlikeye değinen Prof. Dr. Nevbahar Tamçelik ,her yaşta başlayabilen bir hastalık olan glokomun doğuştan da görülebildiğini söyledi. “Bebeğiniz gözlerini ışıkta açamıyorsa dikkat!” uyarısında bulunan Tamçelik, “Glokom, doğuştan ya da doğuştan bir süre sonra başlıyor. Bundan da önemlisi Türkiye’de özellikle doğumsal glokom, akraba evliliği nedeniyle dünya ortalamasının üstünde. Yenidoğan bebeklerde 10 bin canlı doğumdan birinde görülüyor. İri gözlü olan bu bebeklerin gözlerinin saydam tabakaları bulanık veya gri olabiliyor. Bu bebekler ışıktan rahatsız oluyor, sulanma yaşıyor ve gözlerini açamıyorlar” dedi.

SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ

Bu içerik için henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmalısınız.