Bize UlaşınAçılış Sayfası YapSık Kullanılanlara EkleReklamÜye Girişi
20 Nisan 2014 Pazar

Güvenilir Bilgi & Sağlıklı Yaşam


AnaSayfa

ONLİNE ZAYIFLAMA KLİNİĞİ

Yaptığınız diyetlerin etkisi
Günlük kalori harcamanız
Besinlerle ne kadar kalori alıyorsunuz?
Kilonuz ile ilgili hesaplamalar
Zaman içindeki değişiminiz
Nasıl Zayıflayabilirsiniz?


DOKTOR BUL-SORU SOR

Şehrinizdeki Sağlık Merkezleri

 İDEAL KİLONUZ
Erkek   Bayan
Yaş: yıl
Kilo: kg
Boy: cm

Diseases & Conditions:
A •  B •  C •  D •  E •  F •  G •  H •  I •  J •  K •  L •  M •  N •  O •  P •  Q •  R •  S •  T •  U •  V •  W •  X •  Y •  Z

hekimce Ana Sayfa > Solunum Sistemi

Akciğer Apsesi  

Bu yazı toplam 32.266 defa okundu Arkadaşına Gönder   Facebook

Akciğerlerde irin oluşumuyla ortaya çıkan bir hastalıktır. Solunum sistemini ilgilendiren birçok hastalık irin oluşumuna yol açabilir. Benzer özellikler gösteren bu hastalıklarda önce akciğer dokusunun yıkıma uğramasıyla boşluklar oluşur. Zamanla bu boşlukların içinde irin toplanır ve toplanan irin daha sonra da bronşlar yoluyla dışarı atılır.

Bu süreç en çok stafılokok gibi bakterilerin yaptığı akciğer enfeksiyonlarında görülür. Ama akciğer enfarktüsü, akciğere yabancı cisim kaçması, verem, mantar hastalıkları ve bronşektazi (bronş genişlemesi) gibi öbür akciğer hastalıklarında da akciğer apsesi oluşabilir.

Akciğer apsesi akciğerlerdeki iltihaplı hastalıkların en tipik sonucudur. Tedavide antibiyotiklerin bugünkü gibi hemen her fırsatta kullanılmadığı dönemlerde kendine Özgü gelişme çizgisi nedeniyle kolay tanı konan bir hastalıkken günümüzde tanısı zor, son derece karmaşık belirtiler veren bir hastalık haline gelmiştir. Tıbbın ilerlemesiyle genel durumu bozuk hastaların uzun sürelerle yaşatılabilmesi eskiden pek rastlanmayan apse türlerine yol açmaktadır. Önceleri ender rastlanan apse türlerinin günümüzde çok yaygınlaşması da belirtilerin yorumunu güçleştirmektedir. Önce akciğer apsesinin yakın zamana değin yaygın olan geleneksel biçimini inceleyelim.

Nedenleri

Akciğer apsesinin nedenleri iki başlık altında toplanabilir. Birinci grupta yer alan etkenler enfeksiyona yol açan çeşitli bakterilerdir. İkinci grupta ise apse gelişimini hazırlayıcı etkenler yer alır. Akciğer enfeksiyonuna yol açan başlıca bakteriler şunlardır:

• irin yapıcı (piyojen) bakteriler (örneğin streptokoklar, pnömokoklar, stafi-lokoklar).

• Kangren yapıcı bakteriler (örneğin Bacillus ramosus, Bacillus fragilis, Micrococcus foetidus, Bacillus fusiformis).

• Başta spiroketler olmak üzere sarmal biçimli bakteriler (örneğin Spirochaeta buccalis, Spirochaeta bronchialis).

Apse oluşumunda en önemli etkenin spiroketleri de içine alan sarmal biçimli bakteriler olduğu düşünülür. İlk lezyonları bu mikroorganizmalar yapar. Daha sonra irin yapıcı bakterilerin bunlara eklenmesiyle irinlenme başlar. Havasız ortamlarda yaşayabilen bakteriler ise ölü doku parçalarında üreyerek apseyi kangrenli duruma getirir.

Apseyi hazırlayıcı etkenlerin en önemlileri vücudun direncini azaltan hastalıklardır. Bunlara örnek olarak şeker hastalığı, kronik zehirlenmeler, vitamin eksiklikleri vb sayılabilir. Kronik bronş hastalıkları İse bu grup İçinde ayrı bir önem taşır.

Belirtileri

Hastalığın birbirini izleyen üç gelişim evresi ve bunlara koşut olarak ortaya çıkan klinik belirtileri vardır. Bu üç evre şöyle sıralanabilir:

• Apse oluşumu ve bu bölgede akciğer dokusunun yoğunlaşarak hava kaybetmesi.

• İrinli akciğer dokusunun yumuşaması.

• İrinli maddenin bronşlardan dışarıya atılması.

Apse genellikle tek, daha seyrek olarak da birçok odakta birdenbire ortaya çıkar. Sürekli yüksek ateş, göğüste ağrı, öksürük, nefes darlığı, gittikçe artan miktarda kokusuz balgam çıkarma gibi belirtiler verir.

Birkaç gün sonra hastalık yumuşama evresine girer. Hastanın genel durumu bozulur, ateşi hâlâ yüksektir. Ağzından kan gelmeye başlar (hemoptizi). Balgam miktarı artar; irinli balgamın rengi gittikçe bulanıklaşır. Böylelikle üçüncü evreye girilir. Bu dönemde apsenin içindeki irinli madde kusma biçiminde bronşlardan dışarı atılır.

Üçüncü evrede çekilen göğüs filminde duvarları kalınlaşmış, sınırları belirgin apse boşluğu açıkça görülebilir. Ayrıca bu dönemde çıkarılan çok kötü kokulu balgam kesin tanı konmasını kolaylaştıran önemli bir belirtidir. Hastanın kusma biçiminde balgam çıkarması çoğunlukla genel durumunda bir iyileşmeyle birlikte ortaya çıkan bir belirtidir, ama bu durum geçicidir.

Kuşkusuz bütün apse türleri bu sırayı izleyerek gelişmez. Yukarıda da sözü edildiği gibi antibiyotik kullanımından sonra, klasik hastalık tablosu değişmiş ve apsenin evrelerini sıralamak güçleşmiştir. Olguların çoğunda hasta uygun tedavinin uygulanması sonucunda iyileşir. Daha kötü gidişli olgularda ise akciğerlerdeki apse boşluğu kapanmaz ve bu ortamda başka iltihapların gelişmesiyle kronikleşir. Günümüzde olguların çoğunda tam iyileşme sağlanmakta, apse odağının tedavi edilmeden kendiliğinden kapandığı olgular da eskiden beri bilinmektedir.

AKCİĞER KANGRENİ

Bir zamanlar sık rastlanan, ama günümüzde çok seyrek görülen ve artık yaşamsal tehlike taşımayan bir hastalıktır. Özellikle güçsüz, yaşlı, alkolik, şeker hastası ya da tehlikeli göğüs yaralanmaları geçirmiş kişilerde görülür.

Nedenleri

Akciğer kangreni havasız ortamlarda yaşayabilen ve birçok antibiyotikten pek etkilenmeyen bakterilerin bütün akciğerlere yayılmasıyla ortaya çıkar. Bu özelliğiyle de akciğer apsesinden ayrılır; çünkü apse, çevresindeki akciğer dokusuyla sınırlıyken kangren bütün akciğerlere yayılmıştır. Kangren çoğunlukla apsenin bir komplikasyonu, yani hastalığı karmaşıklaştıran ikincil bir sorun olarak gelişir; nedeni apse ortamında gelişen kangren yapıcı mikroplardır.

Belirtileri

Kangren hızlı gelişen ve şiddetli bir hastalıktır. Hastanın genel durumu ileri derecede bozulmuştur. Ateşi yüksektir; soluğu kötü kokar. Kangren başlangıçta öbür akciğer hastalıklarından farklı olarak özgün belirtiler vermez, ama birkaç gün içinde çok kötü kokulu balgam çıkarılmasıyla belirginleşir. Önceleri gri renkli olan balgam, daha sonra kanın da eklenmesiyle kahverengiye çalar; koyu kıvamlıdır ve kusar gibi çıkarılır.

Tedavi gecikirse bu dönemde hastalık ölümle sonuçlanabilir. Buna karşılık havasız ortamda yaşayabilen hastalık etkeni bakterilere karşı özellikle etkili olacak antibiyotiklerle tedavi kısa sürede olumlu sonuç verebilir. Burada tedavinin başarısını belirleyen erken tanıdır. Daha geç başlanan antibiyotik tedavisi kangreni tümüyle ortadan kaldıramaz. Geriye kalan küçük kangren odaklan ancak cerrahi yöntemlerle temizlenebilir.

STAFİLOKOKLARA BAĞLI AKCİĞER ENFEKSİYONLARI

Akciğerde stafılokok enfeksiyonları hızla yayılır. Bu bakteriler antibiyotiklere kolayca direnç geliştirerek tedavi sorunları da yarattığından akciğerde stafilokok enfeksiyonlarına özel bir önem verilmesi gerekir.

Sağlıklı kişilerde çürükçül (saprofit) olarak, yani hastalık yapmadan yaşayan stafilokokların, hastalık yapıcı Özellik kazanmaları akciğerlerde birincil enfeksiyon oluşmasına yol açar. Bakteriler vücudun başka bölümlerindeki stafilokok enfeksiyonlarından kan yoluyla akciğerlere taşınırsa akciğerde ikincil enfeksiyon odaklan ortaya çıkar.

Belirtileri

Hastalığın başlangıcı genellikle ani ve şiddetlidir. Belirtileri bir akciğer lobunda gelişen zatürreeyi andırır. Ateş, nefes darlığı, morarma, güçsüzlük, genel durumda bozulma ve kokusuz irinli balgam çıkarmayla başlar. Hastalığın gidişi sırasında aralıklı rahatlama ve ağırlaşma dönemleri görülür. İrinli akciğer zan iltihabı (plörezi) ve akciğer zarında kendiliğinden gelişen irinli hava birikmesi (spontan piyopnömotoraks) stafilokok enfeksiyonunun en sık görülen komplikasyonlandır.

Radyolojik incelemede bir ya da her İki akciğere yayılmış iltihap odakçıkları görülür. Birden fazla iltihap odağı varsa iltihap hücrelerinin yanı sıra ülserleş-miş doku parçalarına ve hava kabarcıklarına benzeyen yuvarlak boşluklara da rastlanır. Bazı akut olgularda bu yapılar akciğer filmlerinde çok belirgindir. Yuvarlak boşlukların büyüklükleri sürekli değişir ve film neredeyse her gün farklı bir görünüm verir. Bu oluşumlar kendiliğinden ya da tedaviyle gerileyebilir, ama bazen de kalıcı olur ve akciğerlere kistik bir görünüm verir.

SONUÇLAR

İrinli akciğer hastalıklarında kesin tanının konması ve uygun tedaviye olabildiğince erken başlanması çok önemlidir. Radyolojik incelemelerin ve laboratuvar testlerinin yanı sıra bronkoskopi de yapılması tedavinin basan oranını yükseltir. îrinli akciğer hastalıklarında röntgen filmlerine yansıyan görünümlere daha önce değinmiştik. Bronkoskopi de bu tür hastalıklarda vazgeçilmez bir tanı yöntemidir. Bronkoskopik bir aygıtla doğrudan hastalık odağına ulaşılarak doku örneği alınır. Bu örnek laboratuvara gönderilerek hastalığın etkeni olan bakteri araştırılır; etkenin hangi antibiyotiklere duyarlı, hangilerine dirençli olduğu belirlenir. Böylece tedavide daha etkili antibiyotiklerin kullanılması sağlanır. Balgamda hastalıkla ilgisiz başka bakterilerin de bulunması nedeniyle tanının tek başına balgam tahliline dayandırılması sağlıklı bir yöntem değildir.


 
Önceki Yazı:
Akciğer Amfizemi
Sonraki Yazı:
Akciğer Embolisi

 

Popüler Konular (Solunum Sistemi)
 

Bu kategorideki tüm konular

GÜNCEL SAĞLIK HABERLERİ
...
Bal arılarının ürettiği mucize propolis.

...
Et, bal ve sütte sahtecilik yapan markalar LİSTE

...
Yaza Sağlık Katan 10 Meyve

...
20 YAŞ DİŞİ HER YAŞTA ÇIKABİLİR

...
Tümör Tedavisinde Yeni Yöntenler...

...
Ramazan da Sağlıklı Beslenin

...
Beyni Aktif Tutun, Alzehimer Olmayın...

...
Çocukları korkulardan kurtarmanın 5 yolu

...
Diz Kireçlenmesi Tedavisinde Önemli Noktalar !

...
GIDA TAKVİYELERİNDE İLK GMP

...
Beyni Aktif Tutun, Alzehimer`dan Uzak Durun

...
Kaliteli et nasıl anlaşılır...

...
Bulaşıcı Göz Hastalığına Dikkat !

...
Su İçin Ağzınız Kokmasın!

...
Früktozlu mısır şurubu kullanımı

Sitene Ekle

Resim Galerisi


Günün Anketi

Bitkisel ürünlerin, fiyatları ve içerik gibi ürün özellikleri aynı olmak kaydıyla tercihiz hangisi olur? - Katılım : 2257







  



Kullanım Şartları | Reklam | Webmaster: hekimce@yahoo.com
Copyright © 1999 - 2011 www.hekimce.com
[All Rights Reserved - Sitede Yer Alan Bilgi, Belge ve Yazılımların Yazılı veya Görsel Ortamda Tamamen veya Alıntı Yapılarak Kullanımına İzin Verilmemektedir]