Bize UlaşınAçılış Sayfası YapSık Kullanılanlara EkleReklamÜye Girişi
17 Nisan 2014 Perşembe

Güvenilir Bilgi & Sağlıklı Yaşam


AnaSayfa

ONLİNE ZAYIFLAMA KLİNİĞİ

Yaptığınız diyetlerin etkisi
Günlük kalori harcamanız
Besinlerle ne kadar kalori alıyorsunuz?
Kilonuz ile ilgili hesaplamalar
Zaman içindeki değişiminiz
Nasıl Zayıflayabilirsiniz?


DOKTOR BUL-SORU SOR

Şehrinizdeki Sağlık Merkezleri

 İDEAL KİLONUZ
Erkek   Bayan
Yaş: yıl
Kilo: kg
Boy: cm

Diseases & Conditions:
A •  B •  C •  D •  E •  F •  G •  H •  I •  J •  K •  L •  M •  N •  O •  P •  Q •  R •  S •  T •  U •  V •  W •  X •  Y •  Z

hekimce Ana Sayfa > Hastalıklar

Kırım-Kongo Kanamalı Ateş Hastalığı   

Bu yazı toplam 1.054 defa okundu Arkadaşına Gönder   Facebook

Kırım-Kongo Kanamalı Ateş Hastalığı (Kkka-(Cchf)) Tedavisi İle İlgili Kısa Not

Ülkemizde özellikle yaz aylarında ölümlerle seyreden bu hastalık, ülkemizde ilk defa Prof. Dr. Ayhan KUBAR tarafından 2002 yılında teşhis edilmiştir.

Hoogstraal 1979 yılı mayıs ayında yayınlanan makalesinde, Ülkemizdeki 1100 örnekten 26’sı pozitif olarak belirtmektedir.

Ülkemizde 2002-2010 yılları arasında görülen vakalarda, %5-6 seviyesinde ölüm oranı görülmektedir.

Bir kısım yayınlarda. Dünyada %3-30 ölüm oranına sahip olarak belirtilmektedir. Bu oran, istatistik ilmine aykırıdır.

Bu hastalığın şimdiye kadar belirli bir tedavisinin olmadığı WHO (Dünya Sağlık Teşkilatı) tarafından bildirilmektedir. Klasik tedavi uygulamalarının ve antivirallerin faydalı olacağı belirtilmektedir. İmmunserumun faydalı olabileceği bildirilmiş, ancak henüz gösterilmediği de belirtilmektedir.

Her hasta ölmediğine göre ölüme sebep olan esas nedir? Birinci ve en önemli sebep hastanın kanında bulunan virüs miktarıdır. Yapılan çalışmalar göstermiştir ki hastanın kanında 1 ml’de 100.000.000’dan fazla virüs bulunması halinde ölüm yakındır. 100.000.000 virüsün altında bulunan miktarlarda ölüm görülmemiştir. Özellikle 500.000.000/ml virüsten sonra ölüm kesindir. Yapılan bir çalışmada, 1.000.000.000/ml virüs miktarına ulaşıp hayatta kalan hasta bulunmamaktadır. Bu kadar yüksek virüs değerlerine çıkıldığı zaman vücutta pek çok değerler olumsuz yönde değişmektedir.

İnsanlar için ölümcül olan bu hastalık hayvanlarda hiçbir belirti göstermeden atlatılmaktadır.

Ülkemizde ilk defa, 2007 yılında Aşı-Serum Üretim ve Araştırma Müdür Vekili ( şimdi değil) Kimyager Mustafa Hacıömeroğlu tarafından saflaştırılmış immunserumla yapılan çalışmada başarılı olunmuş ve sonuç Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep AKDAĞ tarafından 8.7.2007 tarihli Sabah gazetesinde kamuoyuna duyurulmuştur. Bu antiserumla ilgili araştırmalar devam ettirilmiş ve 2008 yılında Sağlık Bakanlığının verdiği görev gereği, daha fazla miktarda antiserum, mevzuata uygun bir tesis olan ve özel sektöre ait Adıyaman’da faaliyette bulunan VETAL serum tesislerinde Mustafa Hacıömeroğlu ve GATA’dan Prof. Dr. Ayhan KUBAR tarafından hazırlanmıştır. Hazırlanan bu antiserumun potens (koruyucu gücü) ve ünite tayini dünyada ilk defa, Prof. Dr. Ayhan KUBAR tarafından gerçekleştirilmiştir. Kubar Ünit (KU) olarak belirlenen 1 ünite antiserum= 1013 virüsü nötralize etmektedir. Hazırlanan bu antiserumla 2009 yılında, dünyada ilk defa olmak üzere Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığınca, klinik çalışma planlanmış ve 7 klinikte uygulanmaya karar verilmiştir. Sadece Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. İnfeksiyon Hastalıkları Kliniğince Doç. Dr. Hürrem BODUR ve ekibi ile çalışma tamamlanmıştır.

Yapılan bu çalışma Japanise Journal of Infection Disaeses adlı derginin 64, 439-443, 2011 Numaralı sayısında Eylül 2011 tarihinde:

Prompt Administration of Crimean-Congo Hemorrhagic Fever (CCHF) Virus Hyperimmunoglobulin in Patients Diagnosed with CCHF and Viral Load Monitorization by Reverse Transcriptase-PCR isimli makale ile dünya kamuoyunun bilgisine sunulmuştur.

Özet olarak:


Çalışma 26 hastada gerçekleştirilmiştir.

Hastalar 100.000.000 virüs/ml’den (10-8)’den fazla ve az olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. 26 hastanın 15 tanesi (10-8)’den fazladır ve yüksek risk gruplu hasta olarak belirlenmiştir. 11 adet hasta ise (10-7)’den azdır.

Her iki gruba da 400 Kubar ünite olmak üzere 10 ml antiserum bir defa olmak üzere uygulanmış ve sonuçlar RT-PCR metodu ile takip edilmiştir.

Birinci grup hastalarda hayatta kalma oranı %10’dan az iken bu çalışmada %86 olarak bulunmuştur ve bu sonuç çok değerlidir.

İkinci grup hastalarda virüsün artmaması halinde 8-10 günde iyileşirken, antiserumla 2 günde hepsinin iyileştikleri görülmüştür.

Böyle bir çalışmanın ilk defa gerçekleşmesi sonucunda ve elde edilen bilgiler ışığında : Ülkemizin her yerinde kullanılabilecek ve %100 etkili bir ürünü hazırlamak mümkündür.


 
Önceki Yazı:
Akciğer sönüyor, portakal kadar kalıyor
Sonraki Yazı:
HIV Pozitif Kişiler 3-15 Yıl İçinde AIDS Olabilir!

 

Popüler Konular (Hastalıklar)
 

Bu kategorideki tüm konular

GÜNCEL SAĞLIK HABERLERİ
...
Bal arılarının ürettiği mucize propolis.

...
Et, bal ve sütte sahtecilik yapan markalar LİSTE

...
Yaza Sağlık Katan 10 Meyve

...
20 YAŞ DİŞİ HER YAŞTA ÇIKABİLİR

...
Tümör Tedavisinde Yeni Yöntenler...

...
Ramazan da Sağlıklı Beslenin

...
Beyni Aktif Tutun, Alzehimer Olmayın...

...
Çocukları korkulardan kurtarmanın 5 yolu

...
Diz Kireçlenmesi Tedavisinde Önemli Noktalar !

...
GIDA TAKVİYELERİNDE İLK GMP

...
Beyni Aktif Tutun, Alzehimer`dan Uzak Durun

...
Kaliteli et nasıl anlaşılır...

...
Bulaşıcı Göz Hastalığına Dikkat !

...
Su İçin Ağzınız Kokmasın!

...
Früktozlu mısır şurubu kullanımı

Sitene Ekle

Resim Galerisi


Günün Anketi

Bitkisel ürünlerin, fiyatları ve içerik gibi ürün özellikleri aynı olmak kaydıyla tercihiz hangisi olur? - Katılım : 2255







  



Kullanım Şartları | Reklam | Webmaster: hekimce@yahoo.com
Copyright © 1999 - 2011 www.hekimce.com
[All Rights Reserved - Sitede Yer Alan Bilgi, Belge ve Yazılımların Yazılı veya Görsel Ortamda Tamamen veya Alıntı Yapılarak Kullanımına İzin Verilmemektedir]