1. Anasayfa
  2. Osteoporoz
  3. Osteoporoz

Osteoporoz

Bu yazı 09 Nisan 2008, Çarşamba tarihinde yayınlandı ve 1221 defa okundu

Osteoporoz

Kemik kütlesinde zayıflama ve kemik dokusunun kırılganlığınun artması sonucu oluşan osteoporoza, ilik adını verdiğimiz bölgedeki kemik dokusundaki zayıflama neden olmaktadır. Daha çok omurga, el bileği ve kalçada rastlanmaktadır. Kalçada kemiğin bütünlüğünde bozulma, omurgada ise çökme olarak görülmektedir. Yaşlanmayla birlikte karşımıza çıkan boy kısalması omurgadaki bu çöküntüden oluşmaktadır.

Nüfusun yaşlanması ile birlikte çeşitli hastalıklar ortaya çıkmaktadır. Bu hastalıklardan biri de dünyada 100 milyon kişiyi etkileyen Osteoporoz’dur. Türkiye’de nüfusun yaş ortalaması giderek arttığı için osteoporoz çok önemlidir. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de osteoporoz, kemik kütleleri az olduğu için kadınlarda daha fazla görülmektedir.

Kadınlar için kaçınılmaz bir dönem olan menopoz, çok önemli bir yaş dönemidir. Bu dönemle ortaya çıkan sorunlardan birisi olan osteoporoz, bir hastalık olarak değil, kadınların yaşamı boyunca karşılaştığı bir dönem olarak kabul edilmelidir.

Menopoz döneminde kadınlar östrojen azalmasına bağlı olarak hızlı bir şekilde kemik kaybına maruz kalırlar. Çünkü bu dönemde kalsiyum depolamasına ve kemik kütlesi korumasına yardımcı olan östrojen hormonu koruyuculuğunu yitirmektedir. Menopoz sonrasında da bu sorunlar olabilmekte ancak adet dönemi problemli olanlarda, erken yaşta yumurtalıkları alınmış olanlarda ve kortizon tedavisi gibi kemik kaybına yol açabilecek ilaçlarla uzun süre tedavi görenlerde östrojen azalmasına bağlı olarak daha fazla sorun ortaya çıkmaktadır.

ABD’deki sağlık sorunlarına ilişkin verilere bakıldığında, 1 yılda kalça kırığı maliyeti 8 milyar doları, yıllık harcamaların toplamı ise 17 milyar doları bulmaktadır. 2040 yılına gelindiğinde bu maliyetlerin 2 kat artacağı tahmin edilmektedir. Yine verilere bakıldığında kalça kırığı sonrası hayati risk artmakta ve hastaların %25’inin uzun dönem bakıma ihtiyacı olmaktadır. Uzun dönem bakıma ihtiyacı olan kişilerde, yatmaya bağlı olarak kalp ve akciğer sorunları gibi ciddi problemler de görülmektedir.

Osteoporozda kontrol edilemeyen risk faktörleri:

• Yaş: Osteoporoz yaşla birlikte artmaktadır.

• Cinsiyet: Kadınlarda erkeklere oranla 4 kat fazla görülmektedir.

• Vücut yapısı: İnce, minyon kadınlarda daha fazla görülmektedir.

• Irk: Sarı ırk, beyaz ırk ve Kafkas ırkında daha sık görülmektedir.

• Aile öyküsü: Ailesinde bu problemi yaşayanlarda osteoporoza karşı genetik yatkınlık artmaktadır. Minyon bir aileden geliniyorsa risk daha fazla artmaktadır.

• Adet düzensizlikleri, erken menopoza girme ve rahimin alınması da riski artıran faktörler arasında yer almaktadır.

Osteoporozda kontrol edilebilen risk faktörleri

• Kalsiyum ve D vitamini açısından zengin diyet

• Yük taşıyıcı egzersizler

• Kafein, alkol, sigara

• Yeme bozuklukları

• Hareketsiz yaşam riski artıran ancak kontrol edilebilen risk faktörleri arasında bulunmaktadır.

Diğer risk faktörleri

• Uzun süreli kortizon tedavisi

• Tiroid ve paratiroid hastalıkları

• İdrar söktürücü kullananlar

• Karaciğer ve böbrek yetmezliği hastalıkları

• Bağırsak hastalıkları da diğer risk faktörleri arasında yer almaktadır.

Osteoporozdan korunmak için neler yapmak gerekir?

• Korunmak için kalsiyum bankası adını verdiğimiz vücut bankamızdaki hesabı zengin tutmak. Bunun için kalsiyum ve D vitamini açısından zengin bir diyet seçmek

• Alkol ve kafeinden uzak durmak

• Egzersiz yapmak

• Sigara kullanmamak

Kalsiyum osteoporoza karşı koruyucu olduğu için tüketilen gıdalar içinde yer almalı, yaş ilerledikçe daha fazla tüketilmeli ve ne kadar alındığına bakılmalıdır. Kalsiyum açısından zengin gıdaların ambalajı üzerinde %10, %15 ve %20 kalsiyum gibi değerler ifade edilmektedir. Kalsiyum karbonat, kalsiyum fosfat, kalsiyum sitrat gibi farklı kalsiyum tipleri olmakla beraber; kalsiyum karbonat ve kalsiyum fosfat bileşikleri, kalsiyum açısından daha zengindir. Kalsiyum hapları, kahvaltı öncesinde alınmalı, çok gerekli değilse gece alınmamalıdır. Çünkü gece mide, ilacın yan etkilerine karşı en savunmasız dönemde olduğu için tavsiye edilmemektedir. Menopoz döneminde ve sonrasında hekim değerlendirmesi ile kalsiyum alınmalıdır. “Menopoza girdim, gidip kalsiyum alayım” düşüncesi kesinlikle doğru değildir. Kalsiyum alımına mutlaka hekim yönlendirmelidir. Çünkü hekim kemik ölçümü yapmakta ve ona göre tedavi yöntemi vermektedir.

Yapmayın dediklerimiz:

Evlerinde yaşlı bireyler bulanan ailelerde, özellikle gece yaşlıların bir yere takılıp düşmemesi için ev dağınık bırakmamalıdır.

Osteoporozda en sık karşılaşılan sorun, hastalığın belirsiz, sessiz seyretmesidir. Kemik Yoğunluk Ölçüm Testi ile hastalık teşhis edilir.

Kemik Yoğunluk Ölçüm Testi kimlere yapılmalıdır?

• Menopoza girmiş ve hormon replasman tedavisi olmayanlar

• Önemli bir risk faktörü taşıyanlar (Örneğin ailede osteoporoz riski hikâyesi taşıyanlar)

• 45 yaşın üzerinde kırığı bulunanlar

Tanı için başka neler yapılmaktadır?

• Tanı için aile öyküsü alınmakta

• Muayene yapılmakta

• Kan ve idrar tahlilleri gerçekleştirilmekte

• Röntgen çektirilmekte

• Ayrıca T Skoru kriteri kullanılmaktadır.

T Skoru kriteri:

• 0 – 1 arası normal değer

• 1 – 2,5 arası ostopeni

• 2,5 ve üstü osteoporoz hastası

Vücudumuzda zaman zaman ağrılar oluşabilir. Her ağrıyı mutlaka kemik erimesine bağlamamak ve doktor kontrolü ile doğru teşhisin öğrenilmesi gerekmektedir.

Dr. Bülent Neymen, VKV Amerikan Hastanesi Fizik Tedavi Bölümü

SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ

Bu içerik için henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmalısınız.