1. Anasayfa
  2. Bulaşıcı Hastalıklar, Beslenme, Vitaminler ve Mineraller, Bitkiler, Alternatif Tıp, Aromaterapi
  3. APİTERAPİNİN HAYATIMIZDAKİ YERİ

APİTERAPİNİN HAYATIMIZDAKİ YERİ

Bu yazı 27 Ocak 2021, Çarşamba tarihinde yayınlandı ve 264 defa okundu

APİTERAPİNİN HAYATIMIZDAKİ YERİ

Balın iyileştirici özelliklerini herkes bilir, ancak çoğu arı zehrinin insanlar için ne kadar yararlı olabileceğini bile bilmiyor. Apiterapi, vücut sağlığını iyileştirmek için arı zehri dahil olmak üzere arıcılık ürünlerinin kullanılmasıdır. Apiterapi eski uygarlıklardan günümüze kadar alternatif bir tedavi yöntemi olarak kullanılmaya devam etmektedir.

Arı zehiri (Apitoksin), kimyasal bileşiminde oldukça karmaşıktır. Mineraller (fosfor, kalsiyum, magnezyum, bakır), asitler (hidroklorik, formik, fosforik), yağlar ve steroller, proteinler ve amino asitler, karbonhidratlar ( glikoz, fruktoz), asetilkolin ve histamin gibi unsurlar içermektedir. Hepsinin insan vücudu üzerinde olumlu bir etkisi vardır, ancak arı sokmasının tedavisinde asıl görev peptitlere (melittin, adolapin, apamin, kardiyopeptit) atanmıştır.

  • Melittin, anti-enflamatuar bir etkiye sahiptir ve patojenik bakterileri öldürür.
  • Adolapin, analjezik etkiye sahiptir.
  • Apamin, sinir sistemi üzerinde yararlı bir etkiye sahiptir.
  • Kardiyopeptit, kardiyovasküler sistemi stabilize eder.

Deneyimli bir apiterapist, her hasta için ayrı ayrı en uygun zehir dozunu seçer. Arı sokma seansları vücudun biyoaktif noktalarında yapılır, her hastalığın kendine özgü ısırık bölgeleri vardır. 

Faydaları Nelerdir?

  • Analjezik ve antiinflamatuar etkiye sahiptir,
  • Kalbi uyarır,
  • Kan basıncını düşürür,
  • Bağışıklığı artırır,
  • Vücudu temizlemeye yardımcı olur,
  • Şişlik ve kas spazmlarını hafifletir,
  • Kolesterol seviyelerini ve kan pıhtılaşma riskini azaltır,
  • Gastrointestinal sistemin işleyişini iyileştirir,
  • İyi uykuyu teşvik eder,
  • Gençleştirici bir etkiye sahiptir.

Arı Zehri İle Ne Tedavi Edilebilir?

  • Sinir sistemi hastalıkları (osteokondroz, nevrit ve nevralji, migren, omurganın fıtıklaşmış diskleri, multipl skleroz, parkinsonizm, serebral palsi, inme sonrası durumlar, felç, poliomiyelit vb.).
  • Solunum sistemi hastalıkları (bronşit, astım, plörezinin etkileri vb.).
  • Kardiyovasküler sistem hastalıkları (anjina pektoris, aritmiler, miyokard enfarktüsünün etkileri, miyokardit, hipertansiyon, tromboflebit, varisli damarlar vb.).
  • Gastrointestinal sistem hastalıkları (mide ve duodenumun alevlenmeden peptik ülseri, kronik gastroduodenit, vb.).
  • Ürogenital organların hastalıkları (menopoz, tubal ve hormonal  infertilite , kronik adneksit, adet düzensizlikleri, cinsel işlev bozuklukları, kronik prostatit,  iktidarsızlık, prostat adenomu vb.)
  • Kas-iskelet sistemi hastalıkları (deforme edici osteoartrit, artrit ve poliartrit, omurga ve eklem yaralanmalarının sonuçları, kas kontraktürleri vb.).
  • Endokrin ve metabolik hastalıklar (tirotoksikoz, gut vb.).
  • Deri hastalıkları (sedef hastalığı, nörodermatit, egzama, kaşıntı, dermatit vb.).
  • Göz hastalıkları (glokom, miyopi, hipermetrop vb.).

Apiterapide sadece arı zehri değil diğer ürünleri de kullanır. Propolis, bal, polen, arı ölüleri, arı ekmeği, balmumu vb. unsurların faydaları uzun zamandır bilinmektedir.

Bal

Doğal bal, immünomodülatör, doğal antibiyotik ve analjezik olarak kullanılır. Balın zengin biyolojik ve biyokimyasal özellikleri, onu tıbbi tedavi için kullanmayı mümkün kılar. En yaygın yöntemlerden biri balı yiyerek tüketmektir. Ayrıca bal banyoları, kompresler, masajlar vb. uygulamalarda bulunmaktadır.

Arı Poleni

Arının diğer mucizesi de binlerce farklı çiçekten topladıkları arı polenidir. Arı poleni yapısında insan vücuduna oldukça yararlı 22 çeşit amino asit, 27 çeşit madensel tuz, enzim, pigment ve ferment barındırmaktadır.  Arı poleni aynı zamanda, kalitesine göre değişkenlik göstermekle birlikte yoğun mineral, A, B, C, D, E vitaminleri kaynağıdır. Öyle ki arı poleninin insanın sağlıklı yaşam sürdürebilmesi için gerekli olan tüm elementleri taşıdığı güçlü bir besin olduğu ifade edilmektedir. Bundan dolayıdır ki dünyada her yıl 10 bin ton civarında arı poleni tüketilmektedir.

Propolis

Arılar propolisi çeşitli bitkilerin yapraklarından, tomurcuklarından, sürgünlerinden toplayarak tükürük bezlerinin salgılarını kullanarak işlerler. Bu nedenle doğada saf haliyle bir madde oluşmaz. Arılar, yuvayı temiz ve kirden arındırılmış tutmak için kullanır. Tüm çatlakları onunla doldururlar ve kovanın bir kısmını kaplarlar.

Propolis % 25 flavonoiddir. Ayrıca bileşim, örneğin reçineler, mineraller ve tanenler gibi birçok başka organik bileşik içerir. Fenilvinil eter, bisabolol, fenolin, pterostilben vb. unsurlar barındırmaktadır.

Propolis, bakteriyostatik ve bakterisidal özelliklere sahiptir. Bu madde mikroorganizmaların, mantarların, virüslerin vb. büyümesini engeller. Yabancı hücreleri vücuttan uzaklaştırır. Aynı zamanda immün sistemi uyarıcı ve analjezik etkilere sahiptir. Diş hastalıkları, solunum sistemi, yanıklar vb. hastalıkların tedavi edilebilmesi için oldukça etkili bir kullanıma sahiptir.

Arı Sütü

Arı sütü, işçi arılarda başın iki yanında bulunan bezlerden salgılanan ve kraliçe arıların farklılaşmasını sağlayan özel bir besleyici ortam olarak adlandırılabilir. Kraliçe arılar yaşamları boyunca arı sütü ile beslenmektedir ve bu sayede yaşam süreleri 2-7 yıla kadar uzayabilmektedir. İşçi arılar ise hayatlarının yalnızca kısa bir süresinde arı sütü ile beslenmekte ve yaşam süreleri ise 4 –7 hafta arasında değişmektedir. Kraliçe arıyı bu deni farklılaştıran ve güçlü kılan arı sütü yüzyıllar boyunca insanların ilgisini çekmiştir. Bu sebeple fiziksel ve cinsel gücü desteklemek adına anti-aging olarak uzun yıllar kullanılmış hala kullanılmaya devam edilmektedir.

SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ

Bu içerik için henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmalısınız.