1. Anasayfa
  2. Beslenme
  3. Bal arılarının ürettiği mucize propolis

Bal arılarının ürettiği mucize propolis

Bu yazı 22 Mayıs 2014, Perşembe tarihinde yayınlandı ve 1077 defa okundu

Bal arılarının ürettiği mucize propolis

Bal arılarının ürettiği propolis meme kanserine çare mi?

Son dönemde gıda tüccarlarının en fazla sömürdüğü ürünlerden biri bal... Bol bol sahtesi üretilip satılsa da bu ‘gerçek’ balın sağlık kaynağı olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Kısa adı Arı Platformu olan Bal ve Diğer Arı Ürünleri ile Sağlıklı Yaşam Platformu da bal ve propolisin meme kanseri tedavisinde etkisinin araştırılması, antioksidan içerikleri ile biyoyararlılık özelliklerinin belirlenmesi ve İstanbul Ballı Bitkiler Herbaryumu’nun kurulması için İstanbul Teknik ve İstanbul Üniversitesi ile birlikte büyük bir projeye imza attı.

5 Temmuz’da kamuoyuyla paylaşılacak projenin her ayağı birbirinden önemli sonuçları ortaya koydu. Ancak bunlardan en heyecan verici olanı İstanbul Üniversitesi Deneysel Tıp Araştırma Enstitüsü (DETAE) tarafından yürütülen bal ve propolisin meme kanseri hücreleri üzerinde yok edici etkisi bulunduğunu kanıtlayan araştırma...

Meme kanseri için bir umut niteliğindeki çalışmayı yürüten DETAE’den Prof. Dr. Oğuz Öztürk meme kanseri hücre soylarında ve normal meme epitel hücrelerinde yürüttükleri araştırmada propolisin hastalıklı hücreyi öldürdüğünü söylüyor: “Gen seviyesinde bu derece ileri ve kapsamlı bir araştırma dünyada ilk defa yapıldı. En yaygın görülen üç farklı meme kanseri türünü inceledik. Bal arılarının ağaçlardan toplayarak oluşturduğu, kovanını korumak için izolasyon ve dezenfeksiyon malzemesi olarak kullandığı propolisin kanserli hücreyi intihara sürüklediğini gördük. Propolisin kemoterapinin etkisini de artırabileceğini düşünüyoruz. Ancak elimizde bununla ilgili kesin bir veri yok. Henüz hayvan ve insan deneyleri yapılmadı ama bunu da en kısa sürede gerçekleştirip hücre bazındaki gibi olumlu sonuçlar alacağımıza inanıyoruz.”

Arılar için önemli 10 İstanbul bitkisi

  • 1. Kestane
  • 2. Gümüşi ıhlamur
  • 3. Erguvan
  • 4. Ak üçgül
  • 5. Engerek otu
  • 6. Koca yemiş
  • 7. İlkbahar püreni (funda)
  • 8. Sonbahar püreni (funda)
  • 9. Alıç
  • 10. Ballı baba

Çayı Bal İle İçin

Projenin bir başka ayağı ise İstanbul Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Dilek Boyacıoğlu tarafından gerçekleştirildi. Prof. Dr. Boyacıoğlu, toplam 65 bal, sekiz propolis, 29 polen ve 18 arı sütü numunesinin incelendiği projeyi şöyle anlatıyor: “Daha önce yaptığımız bir araştırmayla çaya bal ilavesinin antioksidan oranını yüzde 50’ye kadar artırdığını öğrenmiştik. Yeni araştırmada diğer arı ürünlerine yoğunlaşıp dünyada ilk kez bunların antioksidan oranlarını ve biyoyararlılıklarını belirledik. Arı ürünleri içinde en yüksek antioksidan kaynağı propolis. Örneğin propolis nar suyundan 62, domatesten 120 kat daha yüksek antioksidan içeriğe sahip. Polen ise domatese göre dört, böğürtlene göre üç kat daha fazla antioksidan içeriyor.”

Prof. Dr. Boyacıoğlu polen ve propolisin balla birlikte tüketilmesinin antioksidan etkiyi artıracağı görüşünde: “Balın antioksidan kapasitesi daha düşük ama biyoyararlılığı (yüzde 60) yüksek. Propolis veya poleni balla birlikte tüketirseniz hem kolay tüketir hem de yüksek miktarda antioksidan almış olursunuz.” Propolis ve polenin uygun saklama koşullarında bulunmazsa kısa sürede bozulacağını hatırlatan Prof. Dr. Boyacıoğlu bu ürünlerin mutlaka soğuk zincirde muhafaza edilmesi gerektiğini belirtiyor.

Hebaryum Kuruldu

PEK çoğumuz İstanbul’da bal üretildiğinden bihaber. Oysa Çatalca, Silivri, Şile, Beykoz ve Sultanbeyli ilçelerinde arıcılık önemli bir geçim kaynağı ve İstanbul’da 130 bin arı kolonisi bulunuyor. İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Botanik Anabilim Dalı da bu arılar için en önemli ballı bitkileri araştırdı ve Türkiye’de ilk defa bir ballı bitkiler arşivi oluşturuldu.

Araştırma için arıların ziyaret ettiği bitkilerden 800 civarında örnek toplandığını belirten İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Botanik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Neriman Özhatay daha sonra üniversite bünyesinde bu bitkilerden bir herbaryum oluşturduklarını belirtiyor: “İstanbul’da arılar için önemli olan 200 kadar bitki çeşidi saptadık. Bu bitkilere ait arı kovanlarının çevresinden ve arıcılara sorularak toplanan 800 kadar örnek İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Herbaryumu (ISTE) içinde bal bitkileri herbaryumunda saklanıyor. Bal bitkileri herbaryumu özel amaç için oluşturulmuş, kurutulmuş bitki koleksiyonu ve ülkemizde bir ilk. Tüm bitkiler aynı zamanda tek tek fotoğraflandı, fotoğraflar 5 Temmuz’da İTÜ SDKM’de gerçekleştirilecek olan Arı Ürünlerinin Sağlık Üzerine Etkileri Sempozyumunda da sergilenecek. Yapılan bu çalışma kitap haline de getirildi.”

İlgili aramalar;

Bu içerik için henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmalısınız.