Aktarcıları Sevindi

Bitki çeşitliliğin fazla olduğu ülkemizde bitli pazarı da giderek büyüyor. Bu büyümede soğukların da etkisi var.

Türkiye’de yıllık tüketilen 2 bin 600 ton yani 45 milyon kutu ve 900 milyon poşet bitki-meyve çayı, 135 milyon TL’lik bir pazar oluşturdu.

Günümüzün sağlık trendi haline gelen bitki ve meyve çayı tüketimi hızla artıyor. Türkiye’de şu an itibariyle çeşit bazında 50’nin üzerinde poşetli bitki ve meyve çayı üretiliyor ve tüketiciye sunuluyor. Ülkemizde poşetli bitki ve meyve çayı tüketimi yıllık 2 bin 600 tonluk hacme ulaştı. Bu da 45 milyon kutu ve 900 milyon poşet büyüklüğüne denk geliyor.

Pazarın Giderek Büyüyeceği Düşünülüyor

Toplam çay pazarından adet olarak yüzde 11 pay alan poşetli bitki ve meyve çayı pazarı, 2014’ün ilk 6 ayında dört yıl öncesine göre yüzde 30 büyüdü ve 135 milyon TL ciroya ulaştı. Sektör büyümesini 2015’te de sürdürecek. Çünkü bu yıl kış mevsimi diğer yıllara nazaran daha soğuk geçiyor.

Poşetli bitki ve meyve çaylarının bugün hanelerin yüzde 34’üne girdiğini söyleyen Mutfak Ürünleri ve Margarin Sanayicileri Derneği (MÜMSAD) Başkanı Metin Yurdagül, bu yılın sonunda tüketimin 975 milyon poşete ulaşacağını tahmin ediyor.

Artık Her İki Evden Birinde Var

Yurdagül, bugün hanelerin yüzde 34’ünde bu çayların tüketildiğini, önümüzdeki 5 yılda da oranın yüzde 50’ye gelmesini hedeflediklerini söylüyor. Tüketicilerin doğal ürünlere yönelmeye başladığını, şirketlerin de bu ihtiyacı karşılamaya dönük üretime ağırlık verdiğini kaydeden Yurdagül, üretimde artık daha az şekerli, fonksiyonel ve doğal aromalı ürünlerin öne çıktığını belirtiyor.

Tenekeden İpek Zarfa

Poşet çayın patent hakkını ilk kez 1896’da A.V. Smith almış. Ancak 8 yıl sonra çay ve kahve tüccarı Thomas Sullivan, çay numunelerini teneke yerine ipek zarflarda vermeye başlamış ve çayın bu poşetlerde demlenebileceğini keşfetmiş. Ardından 15 yıl sonra Joseph Krieger, demlemeye hazır poşet çayı piyasaya sürmüş. Başlangıçta poşet çayı yalnızca yemek firmaları kullanmış. 1930’lara gelindiğinde ise poşet çayı ABD’de çoğu evde içilmek üzere satın alınmaya başlanmış.

Her İhtiyaca Göre Bitki Çayları mevcut

Kışın ortaya çıkan bağışıklığın güçlendirilmesi ihtiyacını desteklemek için en fazla ıhlamur, adaçayı, kuşburnu, zencefil, limon ve ekinezya çayları kullanılıyor. Ayrıca zayıflamaya yardımcı olan yeşil çay ve form çayı tüketimi de her geçen gün artıyor.

12 bin çeşitten 100 milyar $

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Çelik, Türkiye’nin sahip olduğu 12 bin bitki çeşidinden yeterince faydalanamadığını belirterek, tıbbi ve aromatik bitkilerden yıllık 100 milyar dolar gelir sağlanabileceğini söylüyor. Bitki florasının çok daha düşük olmasına rağmen bu ürünlerden İspanya’nın 35, İtalya’nın 12, İran’ın 8 milyar dolar gelir sağladığına, Türkiye’nin gelirinin ise milyon dolarlar seviyelerinde kaldığına dikkati çeken Prof. Dr. Çelik, tıbbi ve aromatik bitkilerin ülke ekonomisine gelir sağlayıcı hale getirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Açıkta Satılanlara ve İnternette Satılan Ürünlere Dikkat Edilmesi Gerekiyor

Sektör temsilcileri, açıkta veya internet üzerinden izinsiz yapılan satışlardan rahatsız. Bu mecralarda satılan ürünlerin sağlığı tehdit ettiği, dolayısıyla bu tür ürünlere daha dikkatli yaklaşılması gerektiği konusunda tüketicileri uyarıyor. Tüketicinin, güvenilir markaların çaylarını içmesi tavsiye ediliyor.

Yüzde 25’i İhraç Ediliyor

Türkiye’nin poşetli bitki ve meyve çayı ihracatında komşu ülkeler ilk sırada yer alıyor. MÜMSAD Başkanı Metin Yurdagül’e göre, Türkiye’de üretilen poşetli bitki ve meyve çaylarının yaklaşık yüzde 25’i ihracata gidiyor.

MÜMSAD Başkanı Metin Yurdagül, “Bitki ve meyve çayları, doğal içerikleriyle sağlıklı yaşamın en önemli yardımcılarından biri. Ayrıca keyifli bir içim sunması, iyi hissettirmesi, sakinleştirmesi gibi faktörler de bitki ve meyve çaylarının tüketimini artırıyor” diyor. Dikkati kullanılmasının önemli olduğuna da değinen Yurdagül pazarın giderek büyüyeceğine de dikkat çekti.