Selülitler ve Kurtulma Yolları

Modern yaşam getirdiği pek çok kolaylığın yanında, vücudumuza yüklediği sıkıntılardan dolayı sorunlara da neden olabilmektedir.

Bayanların pek çoğu selülitlerinden muzdariptir. Özellikle yaklaşan deniz mevsimi öncesi bu konu hep gündemdedir. Modern yaşam getirdiği pek çok kolaylığın yanında, vücudumuza yüklediği sıkıntılardan dolayı sorunlara da neden olabilmektedir. Selülit kişinin sağlıklı yaşayıp yaşamadığının önemli göstergelerinden bir tanesidir. Ancak ne kadar dikkat ederseniz ediniz, özellikle doğum yapmış bayanlarda bir miktar selülit olması kaçınılmazdır. Ancak alacağınız bazı “sağlıklı yaşam” önlemleri ile selülitlerinizi azaltabilir hatta sıfıra indirebilirsiniz.

Selülitler en çok kalça, baldır ve karın bölgesinde karşımıza çıkar. Derinin portakal kabuğu görünümünde olması olarak özetlenebilir. Bayanların cinsellik hormonları ve özellikle östrojen deri altına yağ biriktirme konusunda uzmandır. Bu ve başka nedenlerle bayanlarda selülit daha sık gözlenir. Kaldı ki erkekler de olsa bile çok önemsenmediği için daha çok bayanların şikayet ettiği bir sorundur. Selülit oluşmasındaki en temel neden deri ve deri altı dokunun bozulmuş kan dolaşımıdır. Vücudumuzdaki tüm hücrelere ulaşan atardamar kanı, gerekli besin ve oksijen değişimini yaptıktan sonra toplardamarlarla yeniden kalbe döndürülür. Özellikle bacaklarımızda ve alt bölgelerimizde bu toplayıcı damarlar iki ana bölüme ayrılır. Bunlar derinden giden “derin toplayıcı damarlar” ve deri yüzeyine yakın seyreden “yüzeysel toplayıcı damarlar”dır. Herhangi bir nedenle yüzeysel kan dolaşımı bozulursa deri sağlıklı görünümünü kaybeder. Böylece özellikle bacak ve karın bölgesini saran sıkı giyecekler (korseler, sıkı iç çamaşırları, kot pantolonlar vb.) altındaki bölgenin kan dolaşımını bozarlar ve selülitlere neden olurlar. 

Ayrıca önemli bir dolaşım unsuru daha vardır; bu da lenfatik dolaşımdır. Yine yukarıdaki nedenlerle lenfatik dolaşım da bozulur ve selülit görülme olasılığı artar. En temel neden kan dolaşımı bozukluğu olmakla birlikte, alkol, aşırı kahve, sigara, kızarmış yiyecekler, beyaz şeker, östrojen hormonunun etkisi (hamilelik, adet görme, doğum kontrol hapları) de selülit oluşumuna katkıda bulunur. Bu listede bulunan alkol, sigara, kızarmış yiyecekler, beyaz şeker ve diğer beslenme faktörleri kan dolaşımından bağımsız olarak deri altında bulunan ve derinin gergin ve düzgün görülmesini sağlayan bazı moleküllerin yapısını bozarlar. Aynı bozulma vücudun iç organlarında da olur ancak bunları gözümüzle göremeyiz ve karşımıza başka bozukluklar (kan damarlarının hasarlanması, beyin hücrelerinin erken yaşlanması, kan kimyasının bozulması vb.) olarak çıkarlar. Bazı noktalara dikkat ederek selülitlerin oluşmasını engelleyebilir ya da oluşmuş selülitlerden kurtulabiliriz.