1. Anasayfa
  2. Psikolojik Sağlık, Diyet & Zayıflama, Sağlık ve Güzellik, Diyet ve Zayıflama, Sağlıklı Yaşam
  3. Duygusal olarak aç iseniz hep açsınız!

Duygusal olarak aç iseniz hep açsınız!

Bu yazı 12 Temmuz 2016, Salı tarihinde yayınlandı ve 898 defa okundu

Duygusal olarak aç iseniz hep açsınız!

Habertürk yazarı Güneş Aksüs açlık hissinin psikoloji ile bağlantılı olduğuna dikkat çekerek buna dair bir yazı kaleme aldı. Depresyona giren kişilerin kilo almaya fazlasıyla meyilli olduğuna dikkat çeken Güneş Aksüs yazsında şunları paylaştı:

 “Depresyon deyince aklıma ilk gelen uyku ve yemek olur”, “Mutsuzken 1 paket çikolata yiyebilirim”, “Canım sıkkınsa kendimi cips paketlerinin içinde bulabiliyorum. Ne kadar yediğimin bir önemi yok!”... Bu cümleler sana ne kadar tanıdık geldi? Çok sık mı duyuyorsun? Yoksa şu anda tam da bu moda mı girmiştin? O zaman sana anlatacaklarımı iyi dinle...

Depresyon demek, ne olduğuna bakmadan yemek demek! Kilo almışım, vermişim kimin umurunda! Çünkü duygusal olarak açsan miden asla doymayı bilmez. Beynin, miden ve kalbin arasındaki ilişki çok önemli. Duygusal açlıklarının nedeni sadece o günkü mutsuzluğun olmayabiliyor. Çocukluk döneminde yaşadığın duygusal travmalar ya da eşinle yıllar önce yaşadığın sorunlar, stres seviyesinin uzun süre yüksek olması, işyerinde yaşanılan sorunlar ve hatta çocukken okulda yaşadığın sorunlar... Bunların hepsi bugüne yansıyabilir. Eğer mutsuzsan, bu yediklerinden, kilondan ve uykundan belli olur.

HERKES KİLO MU ALIR?

Depresyona girme sebebine göre değişir ama insanların mutsuzluğa karşı verdiği tepkiler çoğu zaman karakteriyle de ilgilidir. Örneğin canı sıkılınca iştahı kesilen biri genelde kilo problemi yaşamaz. Hatta stres arttığında iyice zayıflar ve çok zayıflıktan dolayı hastalanabilir, güçsüz hissedebilir, bağışıklık sistemi bundan etkilenir. Genelde erkeklerde veya çocukluğundan beri çok zayıf olan kişilerde durum böyledir.

Aslında sağlık riski açısından çok zayıf olmak da çok şişman olmak da benzer riskler taşır ve ikisi de depresyonu ağırlaştıran durumlardır.

DEPRESYONDA VE ŞİŞMANIM!

Özellikle depresyona giren kadınlarda daha sık gördüğümüz yeme bozukluğu veya bilinçsizce yeme durumu sonucunda ortaya çıkan kilo problem! Ayrıca bu kilo problemi arttıkça depresyonu iyice derinleştirdiğini, kişiyi daha da dibe çekebileceğini hatırlatmak isterim. Çünkü sebebi her ne olursa olsun, depresyondaysan kendine iyi gelecek ne varsa bunu yapmak doğrudur ama çare bol kalorili yemeklerde aranınca, sonucu pek de depresyona iyi gelmiyor.

MUTSUZLUĞA YENİSİ EKLENİR

Giydiğin elbiseye sığmadığında, aynada kendini bu şekilde gördüğünde bu mutsuzluğuna bir yenisini daha eklemiş oluyorsun! Bunu isteyerek yapmıyoruz ama sonucunu bilerek yapıyoruz. “Kadınlar depresyondayken kuaföre gider” derler, belki de bu iyi yöntem! Ve alışveriş çılgınlığı, mutsuz olup bilinçsizce alışveriş yapmak... Belki bu da iyi bir şeydir. Neye göre? Sadece aldığın kalorilere göre! Yukarıdaki iki şey de depresyonda tavsiye edilecek şeyler olmasa da bol kalori almak yerine kalori harcatan rahatlatıcı yöntemler bulmak gerek! Çok sinirlendiğinde dışarı çıkıp yürüyen insanlar var! Ne doğru! Çünkü çok iyi gelir...

Boşlukları yemekle doldurmak mümkün değil!

Sevgilin yok, kendini çok sevgisiz hissediyorsun, eşin seninle eskisi gibi ilgilenmiyor... Böyle duygular içimizde büyük boşluklar bırakır. Cinsel yaşamdaki sorunlar bile! Bu duygusal boşlukları, baklava, pasta ve pizzayla doldurmak mümkün değil! Ama boş olan bu alanlar için başka tatmin duygusu aranır ve bizi en çok tatmin eden şey ‘yemek yemek’tir! Bu durumda yapman gereken şey duygusal açlığını doyurmak. Bunun için psikologdan yardım almalısın. Sonra da yediklerini gözden geçir.

Depresyondayken diyet yapılır mı?

Evet, yapılır... Kolay mı olur? Hayır ama yapılabilir. Gel şöyle toparlayalım. Depresyondasın ve kendini durduramadığın için sürekli abur cubur yiyorsun ve bu durum hem umurunda değil hem de seni çok mutsuz ediyor. Bir yerden bir dönüm noktası bulmak hem bu büyük mutsuzluktan kurtulmaktır hem de kilolardan! Zor ama başarınca kendini çok iyi hissedeceksin! Depresyon tedavisi için doktoruna, psikoloğa gidiyorsan bu dönemde diyetisyenle de çalış. Çünkü bu kötü beslendiğin dönemde sadece kilo almış olmuyorsun, kötü beslenmenin de mutsuzluğuna çok büyük etkisi var. Vitamin, mineral eksikliği veya dengesiz beslenmeyle ilgili belirtileri yazsam kendini depresyonda zannedebilirsin!

Şekerin düşüyorsa kimse sana yaklaşmaz

Hipoglisemi dediğimiz kan şekerinin hızlı düşmesi durumunda, sinirli, kızgın, sabırsız, alıngan, hassas, ağlamaklı ve asık suratlı olabilirsin. Kısacası çekilmez oluyorsan bu senin hep böyle olduğunu ve depresyonda olduğunu göstermez. Şekerin düştüğünde de aynı şeyleri yaşarsın. Tahlil yaptır ve açlık-tokluk şekerini ölçtür. Eğer hipoglisemi teşhisi konduysa ama sen hâlâ yaşam tarzını buna göre yenilemediysen, mutsuz bir hayat seni bekliyor demektir.

Depresyona girdiğini düşünüyorsan önce yediklerini kontrol et!

* Çok hızlı zayıfladıysan

* Ekmeksiz diyet yapıyorsan

* Sadece protein alarak diyet yapıyorsan

* Sürekli detoks diyetleri yapıyorsan

* Az yiyerek zayıf kalmaya çalışıyorsan

* Çok abur cubur yiyorsan

* Çok yemek seçiyorsan

* Et-balık yemiyorsan

* Kuruyemiş yemiyorsan

* Süt içmiyorsan

* Bir sabah bir akşam yiyor veya öğün atlıyorsan

* Su içmiyorsan

* Hipoglisemin varsa ve buna göre yaşamıyorsan

* Ensülin direncin varsa

* Tiroit problemin varsa tüm bu durumlarda kendini mutsuz, halsiz, kızgın, alıngan, yorgun hissedebilirsin. Önce beslenmeni düzelt, yani yemeklerle ilişkini... Sonra da kendine dön bir bak!

Kaynak: Güneş AKSÜS / GAZETE HABERTÜRK

Bu içerik için henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmalısınız.