Mide Kanserinde Fazla Tuz Riski Artırıyor

Mide Kanserinde Fazla Tuz Riski Artırıyor



Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Şuayib Yalçın ile Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Tezer Kutluk

Mide kanseri tanısı konmuş yetişkin bireylerin beslenme ve yaşam tarzına ilişkin alışkanlıklarının mide kanseri riski üzerine etkilerini değerlendirmek amacıyla Hacettepe Üniversitesi’nce yürütülen bir çalışmada; yiyeceklere fazla tuz eklenmesinin 4.2, gün aşırı tuzlu ayran tüketiminin 1.8, tuzlu tereyağının 1.5 risk taşıdığı belirlendi.

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı tarafından, Uluslararası Kanser Kontrol Örgütü(UICC) ve Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu’nun desteği ile bu yıl ikincisi düzenlenen ‘Uluslararası Gastrointestinal Kanserler Kongresi’ gerçekleştirildi. Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Şuayib Yalçın ile Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Tezer Kutluk kongre kapsamında bir basın toplantısı düzenledi. Kongre Başkanı Prof. Dr. Şuayib Yalçın, Ülkemizde geleneksel beslenme tarzının gözden geçirilmesinin gerektiğini söyledi ve “Bu nedenle özellikle mide ve yemek borusu kanseri ülkemizde hala önemli sorun oluşturmaya devam etmektedir. Bunun önüne geçmek için beslenme tarzımız bilimsel taramadan geçirilmeli ve bu konuda halkın bilinçlendirmesi gereklidir” diye konuştu.

Hızlı ve Sıcak Yemek Yenmemeli

Prof. Dr. Yalçın ise, mide kanseri açısından yemekleri çok sıcak yemenin 3.3, çok hızlı yemenin ise 5.4 kat risk yarattığı uyarısında bulunuyor. Mide kanseri tanısı konmuş yetişkin bireylerin beslenme ve yaşam tarzına ilişkin alışkanlıklarının mide kanseri riski üzerine etkilerini değerlendirmek amacıyla Hacettepe Üniversitesi’nce yürütülen bir çalışmada;yiyeceklere fazla tuz eklenmesinin 4.2, gün aşırı tuzlu ayran tüketiminin 1.8, tuzlu tereyağının 1.5, her gün ve her öğün turşu yenilmesinin 7 kat; sucuğun haftada 1-2 kez tüketilmesinin 3, haftada 1-2 kez hamur tatlısı tüketilmesinin 7.5 kat risk taşıdığı belirlendi. Çalışmada, yeşil yapraklı sebzelerin, soğan ve sarımsağın günde bir kez tüketilmesinin ise mide kanseri riskini azaltığı, helikobakter piloriden korunulması ve tanı halinde mutlaka tam tedavinin şart olduğu ifade edildi. Prof. Dr. Şuayib Yalçın, beslenme şekli ile mide kanserinin birbiri ile ilişkili olduğunu belirterek, mide kanserinde tedavi seçeneklerinin kısıtlı olduğunu, bu nedenle koruyucu hekimliğin önem kazandığını vurgulayan Yalçın, beslenme şekli, yaşam tarzı değişikliği ve tütün kullanımının sonlandırılması ile riskin önemli ölçüde azaltılabileceğini ifade etti.

Mide Hastalıkları Kansere Yol Açabiliyor

Çalışmada, tanı almadan önce mide kanserli hastaların yüzde 55.7′sinde bir ya da daha fazla tanı konmuş mide hastalığının varlığı dikkat çekiyor. En sık görülen mide hastalıklarının başında yüzde 50.9 gastrit ile yüzde 44.1 ülser geliyor. Mide kanserli hastaların yüzde 12.3′ne, kontrol grubundakilerin ise yüzde 8.5′inin ailesinde mide kanseri öyküsü bulunuyor.

Şeker Hastalığıyla Karıştırılan Tümör’e Dikkat

Kongre Başkanı Prof. Dr. Yalçın ayrıca, son 10 yılda görülme sıklığında bir artış yaşanan Gastroenteropankreatik Nöroendokrin Tümör, kısa adıyla GEP- NET’lerin sindirim sisteminde yer alan bir grup hücreden kaynaklandığını söyledi. Türkiye’de görülme sıklığı ile ilgili istatistikler net bilinmemekle birlikte ABD’de 100 binde 5 civarında olduğunu belirten Prof. Dr. Yalçın, GEP- NET’in oldukça yavaş seyirli bir kanser türü olduğuna dikkat çekti.

Hastaların bir kısmında tipik bulgular çarpıntı, terleme, yüzde ateş basması, kızarıklık, ishal, şeker düşüklüğü atakları gibi belirtilere rastlandığını kaydeden Prof. Dr. Yalçın, endoskopik, radyolojik ve nükleer tıp tanı yöntemleri, idrar ve serum testleriyle tümörün görüntülenmesinin yararlı olduğunu kaydetti.

Kanser Konusunda Yanlış Ve Korkutucu İmajlar Oluşturulmamalı

Prof. Dr. Yalçın ayrıca; “Kanser için kullanılan amansız hastalık tanımı artık doğru değildir. Özellikle sistemik tedavilerde yaşana gelişmeler ileri evredeki hastalarda tam iyileşme sağlamasa bile yaşamın uzamasına ve daha kronik bir seyir izlemesine neden olmaktadır. Erişkin yaşta görülen tüm kanserlerin üçte ikisi başarı ile tedavi edilmektedir. Bu oran çocukluk çağında %80’lere ulaşmaktadır.” diye konuştu.

2030 Yılında Kanser Görülme Sıklığı 26 Milyon Kişiye Çıkacak

Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Tezer Kutluk,Gastrointestinal kanserlerin önemini ilk olarak Türkiye’ye kendilerinin tanıttığını, bu sebeple önemi Türkiye’de yaygın olarak bilindiğini söyledi. Prof. Dr. Kutluk şunları söyledi: “2030 yılında Dünyada, sadece nüfus artışından dolayı şu anda 12-13 milyon kişide görülen kanser hastası sayısı 26 milyona çıkacak. Aynı zamanda şu anda her yıl 6–7 milyon kişiyi kanserden kaybederken 2030 yılında 17 milyona çıkacak. Problem şurada, bir taraftan Tıp dünyasında kanser alanında yenilikler ve tedaviler çoğalıyor, taramalar artıyor ama bir taraftan da kanserden ölen sayısı aynı orantıda artıyor. 1940 ve 1950’li yıllarda kanserde tedavi yüzde 20 oranındayken doğru yerde doğru tedavi almakla birlikte günümüzde tedavi oranı yüzde 70’lere kadar ulaştı. Bizim konumuz olan sindirim sistemi kanserleri dünyada önem sırasında 3. sırada yer almakta. Korunması ve erken teşhisi mümkün olduğu halde dünyada her yıl 1.3 milyon kişi sindirim sistemi kanserlerine yakalanmakta.

Sindirim Sistemi Kanserleri Dünyadaki Kanserlerin 1/3 Ünü Oluşturuyor ve İnsanlar Ölüyor

Dünya Sağlık Teşkilatı verilerine göre; 2025 yılına kadar biz bulaşıcı olmayan hastalıklardan ölümleri yüzde 25 azaltabiliriz. En başta görülen dört hastalık olarak Kanser, Kalp, Diyabet ve Kronik Solunum Yolu Hastalıkları. Bu dört hastalığın ortak nedenine baktığımız zaman şu noktalarda yoğunlaşıyoruz, 1- Tütün kullanımı, 2- Beslenme, 3- Alkol, 4- Cinsel aktivite. Sindirim sistemi kanserleri dünyadaki kanserlerin 1/3 ünü oluşturuyor ve insanlar ölüyor, kötü nokta bu ama geleceğe yönelik Türkiye’de bu konunun önemli savunucularından biriyiz. Bilirkişi olarak bunu Türkiye’de takip edeceğiz. Kanserden korunma içinde sindirim sistemi kanserleri olağanüstü fırsat sunuyor, çünkü kalın bağırsak kanseri, mide kanseri hem korunmanın hem erken tanının hem de tedavinin yani kansere karşı bütün stratejilerin işe yaradığı kanser türüdür.”

Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı.
İlk yorum yapan sen olabilirsin.

Yorum Yap

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Giriş Yap

Yorumunuzun kontrolden geçtikten sonra yayınlanacaktır.