Salgın Hastalıklar: Toplumların Korkulu Rüyası

Salgın Hastalıklar: Toplumların Korkulu Rüyası

Uzak Doğu dan kaynaklanan ve hala ölümlere neden olan kuş gribi salgının ardından Meksika dan dünyaya yayılan Domuz gribi salgınının yarattığı korku, salgın hastalıkların, tarihsel süreçte toplumların bile ortadan kalkmasına neden olduğunu hatırlattı.

Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Süleyman Çiğdem, yazılı belgelerde Anadolu daki yer alan en eski salgının Hitit Krallığı nda yaşandığı ifade etti.

Hitit Kralı 1. Şuppililuma nın Babil seferinden dönerken beraberinde veba hastalığına yakalanmış esirleri de krallığın başkenti Hatuşa ya getirdiğini anlatan Çiğdem, şunları söyledi:

Bir müddet sonra krallıkta veba salgını yaygınlaşmıştır. Kral 1. Şuppililuma salgından dolayı ölmüş yerine 2. Murşili geçmiştir. Kral 2. Murşili ölümlere yol açan salgına karşı Babamdan yana olan prensler, komutanlar, binbaşılar, subaylar, onlar da o nedenle öldüler. Hatti ülkesi de o konudan dolayı ölmeye başladı. Hatti ülkesi öte yana (felakete) sürüklendi. Artık şimdi salgın o kadar güçlendi ki, Hatti ülkesi salgından çok baskı altında kaldı. Ben kulunuz Murşili yüreğimdeki sıkıntıları yenemiyorum. İçimdeki korkuya hakim olamıyorum. Dualarımı işitin yardıma gelin şeklinde tanrıya yakardığı yazılı kaynaklarda yer almaktadır.

Salgın hastalıkların toplu ölümlere yol açtığını anlatan Doç. Dr. Çiğdem, salgın hastalıklar en erken tarihlerde bile toplu ölümlere yol açtığı için insan toplulukların ortadan kalkmasına neden olmuş, insanlar için en büyük korkuların başında gelmiştir şeklinde konuştu.



SALGINLAR HEP VAR OLDU

Sıtma, veba, frengi gibi bulaşıcı ve salgın hastalıkların geçmişte büyük acıların yaşanmasına neden olduğu biliniyor. Tarih boyunca milyonlarca insanın ölümüne yol açan sıtma parazitleri insanlık tarihinin başladığı zamandan beri var. Sıtma, çok eski yıllardan beri bilinen ve birçok düşünür tarafından insanlıkla birlikte var olduğuna inanılan bir hastalık olarak nitelendirilirken antik Mısır, Çin ve Hindistan el yazmalarının birçoğunda bu hastalıktan bahsediliyor olması dikkati çekiyor. Birçok orduyu etkileyen sıtma hastalığının tarihin büyük komutanlarından İskender in de ölümüne neden olduğu ifade ediliyor.



CÜZZAM KORKUSU

Cüzzam hastalığının ilk kez ne zaman ortaya çıktığını kesin olarak belirlenmezken hastalığın tanısı ile ilgili ilk yazılı kayıtların MÖ 600 lü yıllara ait olduğu belirtiliyor. Cüzzam hastalığının, Hindistan dan Avrupa ya Büyük İskender in ve Roma askerleri tarafından taşındığını öne sürülürken, salgın hastalığın Haçlı seferleri sırasında oldukça yaygın bir hal aldığı biliniyor.

Hastalık yaygınlaşmaya başladıkça cüzzamlılar adeta lanetlenmiş kimseler olarak kabul edilip toplumdan dışlanmışlar. Tedavisinin bilinmediği dönemlerde cüzzamlılar yerleşim birimlerinden uzak yerlere hatta özel adalara sürülerek, buralarda kendi kaderlerine terk edilmiş.

Çiçek hastalığının Amerika da milyonlarca yerlinin ölümüne neden olduğu tarihi kaynaklarda yer alırken, tifo hastalığının da tarihin çeşitli dönemlerinde büyük yıkımlara yol açtığı kaydedilmiş.

İSPANYOL GRİBİ 40 MİLYON İNSANI ÖLDÜRMÜŞTÜ

Gribin ise tarihi insanlık tarihi kadar eski olduğu, MÖ 415 senesinde Sicilya da Atina ordusunda bir grip salgını yaşandığı Hipokrat tarafından not edilmiş.

Grip tarihin yakın dönemlerinde de milyonlarca kişinin yaşamını yitirmesine neden oldu. Çin de 1918 de başlayan ve dünyaya yayılan İspanyol gribi 40 milyon, Asya gribi (1957) 70 bin, Hong Kong gribi (1968) 700 bin, İngiliz gribi 30 bin kişinin ölümüne yol açtı.

Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı.
İlk yorum yapan sen olabilirsin.

Yorum Yap

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Giriş Yap

Yorumunuzun kontrolden geçtikten sonra yayınlanacaktır.