Prematüre Olarak Dünyaya Gelen Bebekler

Prematüre Olarak Dünyaya Gelen Bebekler

Türkiye’de doğan 1.3 milyon bebeğin %10’u prematüre olarak

dünyaya geliyor

Dünyanın önde gelen sağlık kuruluşlarından Abbott’un katkılarıyla;Türkiye, Almanya,

İspanya, Suudi Arabistan, Güney Kore ve Brezilya’nın da dahil olduğu toplam

13 ülkede, 1300 anne ve anne adayının katılımıyla gerçekleşen global anketten elde

edilen sonuçlar, 17 Kasım Dünya Prematüre Günü kapsamında prematüreliğe dikkat çekmek amacıyla kamuoyuna açıklandı.

Türkiye’de prematüre bebekler ve aileleri yararına faaliyet gösteren ilk ve tek sivil toplum kuruluşu olan El Bebek Gül Bebek Derneği’nin Yönetim Kurulu Dönem Başkanı Özgür Doğa Keleş, anket sonuçları ile ilgili değerlendirmelerde bulunurken, prematüre bebekler ve anneleri üzerine bu tür kapsamlı araştırmalar yapılmasının prematürite ile ilgili sağlıklı bilgiler edinilmesi açısından hayati önem taşıdığının altını çizdi. Keleş, “Dernek olarak prematüre doğan bebekler ile ilgili çalışmalar yürütüyor, düzenlediğimiz çeşitli organizasyonlar aracılığıyla aileleri bilgilendirmeye ve onlara destek vermeye çalışıyoruz” diyerek Türkiye’de üstlendikleri misyona da dikkat çekti.

Prematüre bebeklerin çok hassas olduklarını belirten Keleş, “Gelişimlerini tamamlayamadan doğan bu aceleci bebekler ile ilgili farkındalığı artırarak yaşam haklarını korumak bizim görevimiz. Büyük özen ve sevgi gösterilerek ilgilenilmesi gereken prematüre bebeklerin sağlıklı ve mutlu çocuklar olabilmeleri için hep birlikte çalışmalıyız” ifadesiyle toplumun prematüre bebeklerin ihtiyaçları ile ilgili bilinçlenmesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye’de prematüre bebeklerin ihtiyaçlarına dair farkındalığın oldukça düşük olduğunu söyleyen Keleş, “Dünya Prematüre Günü’nde konunun tüm paydaşlarının kamuoyunun dikkatinin çekmek adına çaba göstermesi gerekiyor” dedi.

Devletin ve sosyal kuruluşların desteğine ihtiyaç var

Yüksek risk taşıyan prematüre bebek ebeveynlerinin uzman doktorlara başvurması ve annelerin prematüre bebeklerin bakımı konusunda bilgilendirilmesi prematüre bebeklerin sağlıklı bir şekilde gelişebilmesi açısından büyük önem taşıyor. Sağlık ve sivil toplum kuruluşlarının yanısıra devletin de prematüre bebeklerin sağlıklı bir yaşam sürebilmeleri için harekete geçerek katkıda bulunması gerekiyor. Özgür Doğa Keleş, prematüre bebeklere geçici bir süre için hastanede bakılmasının yeterli olmadığını, bu bebeklerin büyürken de düzenli şekilde gözlem altında tutulması gerektiğini hatırlatarak, bunun için atılması gereken adımlar ile ilgili olarak, “Dernek olarak en büyük amacımız prematüre bebeklerimiz için takip kliniklerinin oluşturulmasını sağlamak. Benim üçüz bebeklerim de henüz 33 haftalıkken, yeme-içme refleksleri gelişmeden prematüre olarak dünyaya geldiler. Bu nedenle prematüre bebeklerin ve ailelerinin yaşadıkları birçok sıkıntıyı bizzat tecrübe ettiğimi rahatlıkla söyleyebilirim” şeklinde konuştu.

Prematürelik Nedir?

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre her yıl dünyada yaklaşık 13 milyon prematüre bebek doğuyor. Avrupa’da doğan tüm bebeklerin yüzde 6,2’sinin prematüre olarak (37 haftanın altında) dünyaya geldiği tahmin ediliyor. Türkiye’de ise her yıl doğan 1.3 milyon bebeğin yaklaşık %10’u prematüre sınıfına giriyor. Toplumun kendilerini ifade edemeyen bu minik ve hassas üyeleri, maksimum düzeyde bakımın yanı sıra, sağlıklı bir geleceği garantilemek için güçlü savunuculara da ihtiyaç duyuyor.

Türkiye’de prematüre doğan bebeklerin birçoğu; nörolojik bozukluklar, kalp rahatsızlıkları, bağırsak hastalıkları ve solunum yetersizliği gibi ciddi komplikasyonlarla karşılaşabiliyor. Uzun dönemde görme, işitme ve hareket kabiliyetleri ile ilgili sorun yaşama riski taşıyan prematüre bebekler, okul sürecinde öğrenme güçlüğü ve dikkat dağınıklığı da yaşabiliyor. Bu nedenle prematüre bebeklerin doğumlarından itibaren takip edilerek titizlik ve özenle bakılmaları gerekiyor. Prematüre doğum riski özellikle tüp bebek yöntemi ile oluşan çoğul gebeliklerde görülüyor. Rahim içindeki fetus sayısı arttıkça gebelik süresi kısalarak prematüre doğumlara sebebiyet veriyor.

RSV prematüre bebekler için ciddi bir risk faktörü oluşturuyor

Oldukça bulaşıcı olan RSV (Respiratuar Sinsityal Virüs) de prematüre bebeklerin bakımında dikkat edilmesi gereken risk faktörlerinin başında geliyor. Ekim - Nisan ayları arasında salgınlara yol açarak solunum yollarında enfeksiyona neden olan RSV, çok küçük (gebelik yaşları 32 haftanın altında olanlarda) ve özellikle uzun süre solunum cihazlarına bağlı kalmış ve kronik akciğer hastalığı gelişmiş bebeklerde hastaneye yatırılmayı gerektirecek, bazen de ölümle sonuçlanacak ciddiyette problemlere neden olabiliyor. RSV, prematüre bebeklerin ileriki yaşlarda kronik hastalıklara yakalanma riskini de yükseltiyor. Bütün bu riskleri minimum seviyeye indirebilmek için her yıl RS Virüs enfeksiyonlarının sık görüldüğü aylarda mutlaka uzman hekime danışmak gerekiyor.

Prematüre bebek anneleri yoğun duygusal baskı altına giriyor

Prematüre doğumun riskleri konusunda bilgi düzeyinin arttırılmasına ihtiyaç duyulduğunu açığa çıkaran anket bulguları; prematüre doğumun, bebeklerinin geleceği ve gelişimlerindeki komplikasyonlar konusunda kaygı duyan anneler üzerindeki etkilerini de ortaya koyuyor. Sonuçlar, yaklaşık yarısı doğum yaparken kendisini baskı altında hisseden annelerin içinde prematüre bebeği olanların, zamanında doğum yapan annelere oranla çok daha fazla suçluluk, anksiyete, korku ve çaresizlik hissettiğini gösteriyor. Anket ayrıca prematüre bebek annelerinin %42’sinin uzun dönemli sağlık komplikasyonlarından endişe duyduklarını ve %36’sının da bebeklerinin fiziksel gelişim açısından geri kalacağını düşündüğünü açığa çıkarıyor.1

Prematüre bebek annelerinin bilinçlenmesi gerekiyor

Annelerin endişeleri sağlık konusu ile de sınırlı kalmıyor. Ankete katılan her 4 anneden biri (%24) prematüre doğan çocuklarının okulda diğer çocuklar kadar başarılı olamayacağına inanıyor. Prematüre bebekler için tehlike arzeden hastalıklar konusunda da pek bilgili olmadıkları gözlenen annelerin en az %32’si, kendi ülkelerinde prematüre bebeklerin en çok solunum enfeksiyonu riski altında bulunduğunu ve bu riskin en yüksek seviyeye ulaştığı sezonu bilmiyor. Prematüre bebek annelerinin %40’ının bebeklerini solunum enfeksiyonuna karşı koruyacak basit önleyici tedbirleri bilmediği de anketten elde edilen sonuçlar arasında yer alıyor.

Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı.
İlk yorum yapan sen olabilirsin.

Yorum Yap

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Giriş Yap

Yorumunuzun kontrolden geçtikten sonra yayınlanacaktır.