Açlığa ve Susuzluğa Altın Öğütler

Açlığa ve Susuzluğa Altın Öğütler

Sahurda besin değeri yüksek, yoğun lif yapısına sahip gıdaları tüketmek uzun süreli tok tutuyor.

Uzun yaz günlerinde oruç tutmak susuzluk hissini bastırmanın yanında açlıkla da ciddi bir savaş vermeyi gerektirebiliyor. Ancak doğru beslenildiği takdirde açlık o kadar da katlanılmaz olmuyor.

Ramazan ayının en önemli öğünü sahurdur. İftar zaten olmazsa olmaz, fakat iftar ve sahur arasının kısa olması nedeniyle sahuru yapmamak ya da 1-2 gibi yiyip yatmak çok fazla tercih ediliyor. Oysa sahur Ramazan ayının altın öğünüdür. Sahurda doğru beslenmek ise öncelikle iftarı abartmamaktan geçiyor. İftar saatinde dinlenerek yemek, aşırı yağlı-kızartma-şerbetli tatlı gibi ürünlerden uzak durmak, bol sıvı tüketmek iftarın kalitesini arttırıyor ve bu kaliteyi sahura taşıyor.

Sahur oruç tutan herkes için olmazsa olmazı. Sahurda doğru besinleri tüketmek oruçlu günün daha az yorucu olmasını sağlıyor. Sahur vaktinde yenmemesi gerekenlerin bir kısmı şöyle:

Kızartmalar, salçalı yemekler, yağlı yemekler, tuzlu yiyecekler, fazla tatlı yiyecekler, hamur işi…

Bu tarz ürünlerle donatılmış bir sofra kişinin oruç boyunca direncini düşürür. Susuzluk ve açlık hissinin artmasına neden olarak özellikle de susuzluğu dayanılmaz hale getirebilir. Sahurda kahvaltıya ağırlık vermek en doğru tercih olacaktır. Yumurta, süt ve süt ürünleri proteince zengin olmakla birlikte susuzluk hissi vermezler ve uzun süre tok kalmayı sağlarlar. Yumurtanın nasıl olduğu pek de önemli değil. Her şekilde yenebilir, önemli olan mutlaka sahurda bulunması gerektiği. Et tüketilecekse ızgara tarzında veya fırınlanmış olarak tercih edilmelidir. Yoğurt veya ayrana yer verilmeli, hatta içecek olarak ayran veya süt tercih edilmelidir.

Tüm bunların yanında besin değeri ve lif oranı yüksek besinler de sahur sofralarının olmazsa olmazı olmalıdır. Örneğin yulaf kepeği. Yulaf pek çok minerali aynı anda bünyesinde barındıran yoğun lifli bir besindir. Sahurda bir kase yulaf katılmış yoğurt tüketmek hazım sorununun önüne geçebileceği gibi tokluk hissinin de uzun sürmesine yardım eder. Bir diğer önemli besin ruşeymdir. Haftada bir veya iki kez tüketilmesi gereken buğday ruşeymi içerdiği çinko, manganez gibi değerli mineraller ile direnç kazandırır. Lifli yapısı ve protein içermesi buğday ruşeymini tokluk hissi veren, mideyi rahatlatan bir besin haline getirir. Bir diğer besin son zamanlarda gündem olan kinoa. Kinoa içerisinde bulunan riboflavin, proteinler, kalsyum, demir fosfor, lizin gibi pek çok minerali, bileşimi ve amino asidi aynı anda bünyesinde bulundurur. Tam protein içermesi de kinoayı çok değerli kılar. Sahurda tüketilecek kinoa salatası yüksek oranda tokluk hissi sağlayarak mide kazınmalarının önüne geçecektir. Aynı zamanda insülin dengeleyici etkisi sebebi ile de açlık ve susuzluk hissini dengede tutacaktır.

NOT: Lifli ve besin değeri yüksek olan bu tarz besinler aynı anda değil hafta içerisine dağıtılarak farklı günlerde tüketilmelidir. Ayrıca Buğday ruşeymi haftada en fazla bir veya 2 defa tüketilir.

Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı.
İlk yorum yapan sen olabilirsin.

Yorum Yap

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Giriş Yap

Yorumunuzun kontrolden geçtikten sonra yayınlanacaktır.